Emlak vergisi, gerçek veya tüzel kişilerin Türkiye sınırları içinde sahip olduğu taşınmazlara yönelik bir belediye vergisidir. Gayrimenkulün niteliği, konumu ve değerine göre hesaplanan bu vergi, belediyelerin önemli gelir kalemlerinden birini oluşturur. Emlak vergisinin doğru şekilde uygulanabilmesi için taşınmazın özelliklerini içeren bildirimin belediyeye verilmesi büyük önem taşır. Çünkü taşınmazın vergiden muaf olup olmayacağı, yapılacak beyan ve bildirimlere göre belirlenir.
Yatırım teşvik belgesi kapsamında satın alınan veya kamu tarafından yatırımcıya tahsis edilen arazi ve arsalar için geçici nitelikte emlak vergisi muafiyeti uygulanır. Bu düzenleme, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 15. maddesinin (e) bendi ile yatırımcılara sağlanan önemli bir vergi avantajıdır.
Emlak vergisi muafiyetinden yararlanabilmek için yatırımcının bazı yükümlülükleri yerine getirmesi gerekir. Bu şartların eksiksiz yerine getirilmesi muafiyetin uygulanabilmesi açısından kritik önem taşır.
Arazi veya arsanın mutlaka tamamlama vizesi yapılmadan önce satın alınmış ya da tahsis edilmiş olması gerekir.
Taşınmazın teşvik kapsamında edinildiğine dair bildirim, Yatırım Teşvik Belgesinin bir örneği ile birlikte ilgili belediyeye içinde bulunulan bütçe yılı bitmeden yapılmalıdır.
Muafiyet, taşınmazın edinildiği yılı izleyen bütçe yılından itibaren başlar. Bildirimin geç yapılması durumunda muafiyet, bildirimin yapıldığı yılı takip eden bütçe yılında başlar.
Bu konu yatırımcıların en çok merak ettiği noktalardan biridir. Bildirimin geç yapılması muafiyeti tamamen ortadan kaldırmaz; ancak geçmiş yıllara ait hakların kaybedilmesine neden olur.
Nasıl Uygulanır?Yatırım Teşvik Belgesi kapsamındaki destekler arasına ek olarak sağlanan emlak vergisi muafiyeti, yatırımcının maliyetlerini azaltmada son derece etkili ve değerli bir mekanizmadır. Ancak bu haktan eksiksiz yararlanabilmek için: